Biyobelirteçlerle Alzheimer

Biyobelirteçlerle Alzheimer

Biyobelirteçlerle Alzheimer

Toplumda hafıza kaybı yaşayan herkes için acaba Alzheimer mı oldu şeklinde yorumlanan bu hastalığın gerçekte ne olduğu konusunda belirgin bilgi eksiklikleri olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple yazımın içeriğinde Alzheimer’ın ne olduğu, tedavisi ve biyobelirteçlerine değineceğim.

Her ne kadar bazen demanstan ayrı bir hastalık olarak ele alınsa da Alzheimer en sık rastlanan demans çeşididir. Alzheimer günden güne kötüye gittiğinin gözlemlendiği bir hastalıktır. Yaşanan belirtiler zamanla daha da ilerler. Hastalık adını onu ilk olarak tanımlayan nörolog olan Dr. Alois Alzheimer’dan almaktadır.

Beyin hücrelerinin zamanla ölmesi sonucu hafıza kaybı başta olmak üzere beyinde bilişsel fonksiyonların kaybıyla ortaya çıkan bu tıbbi durum için günümüzde maalesef kesin bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Ancak tedavi yönteminin bulunmaması işlerin burada bitmesi gerektiği anlamına gelmez. Alzheimer tedavi edilemiyor olabilir ancak hastalığın sebep olduğu diğer belirtiler üzerine yoğunlaşarak hastanın bu süreçte daha rahat etmesi ve bazı noktalarda hastalığın seyrinin yavaşlatılması sağlanıyor.

Hastalığın tedavisi yok diye bu hastalığı kabullenip hiçbir şey yapmamak da doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü Alzheimer ve diğer demans çeşitleri birbirlerine benzer belirtiler gösterebilmektedir. Bu durum da doktorlar açısından doğru teşhis koyulmasını zorlaştıran bir durumdur. Kişi böyle bir durumda kendisi için bir şey yapamıyor bile olsa doğru teşhis için doktorların önerdikleri süreçlere dahil olarak yapılan yeni çalışmalara yardımcı olabilir. Çalışmalarda en iyi verimi almak için gereken en önemli etken ise doğru teşhistir. Bu sayede araştırma süreçleri de gelecekte Alzheimer olacak olan hastalar için umut ışığı olabilir.

Alzheimer Biyobelirteçleri

Alzheimer biyobelirteçleri

Alzheimer’a sebep olduğu düşünülen en popüler biyobelirteçler amiloid plak oluşumu ve nörofibril yumaklarıdır. Bu nedenle Alzheimer tanısı konulurken beyin omurilik sıvısı (BOS) biyobelirteçleri 2011 yılından bu yana kullanılmaktadır. Araştırmacılar BOS kullanarak yaptıkları ELISA testinde amiloid β, fosforileTau ve totalTau oranlarına bakıyorlar. Ancak bu testlerde hala net bir referans aralığı bulunmamaktadır.

Tau proteini temelde mikrotübül yapımında ve yıkımında görev alan bir proteindir. Defosforik olan Tau proteinleri bağlanma hareketi gösterirken fosforik olanlar tam tersi ayrılma eğilimindedirler. Tau proteini normal şartlar altında hücre içi bir proteindir. Eğer bu proteini BOS gibi hücre dışı bir sıvıda görüyorsanız bu kötü şeylerin habercisidir diyebiliriz. Tau proteinin hücre dışında birikmesi hücre ölümünün bir yansıması olarak karşılaştığımız bir durumdur. Bu nedenle sağlıklı bireylerin BOS sıvılarında bu proteinin oranı düşük oranlarda seyreder. Ayrıca yazının önceki bölümlerinde bahsi geçen nörofibril yumakları da Tau proteinlerinin birikmesi sonucu meydana gelen bir durumdur. Hipofosforilasyon sonucu birbirlerine bağlanan Tau proteinleri nörofibril yumaklarını meydana getirmektedir.

Amiloid β’ya gelecek olursak da burada da bir birikmenin yaşandığını söylemek yanlış olmaz. Amiloid β hakkında yapılan çalışmalar halen devam etmektedir. Araştırmacılar bu proteinin Alzheimer belirteci olmak dışında vücutta ne gibi görevleri olduğu sorusunu sormuşlar elbette. Henüz kesinleşmemiş bir bilgi olsa da yapılan araştırmalar amiloid β’nın sinaps oluşumunda görev aldığını göstermektedir. Amiloid β’nın birikmesi sonucu amiloid plaklar oluşmaktadır. Bu plakların oluşması ise vücutta toksik etki yapan bir sürece neden olur. Aslında vücutta dengeler bozulduğunda savunma sistmimiz hemen devreye girmekte ve işleri düzeltmeye yönelik çalışmalara başlamaktadır. Ancak ne var ki bu nöroinflamasyon olaylar kontrol altına alınamadığından ilerleyen süreçte nöron ölümlerine sebep olmaktadır.

Alzheimer hakkında bildiklerimiz şimdilik bu kadar ancak çalışmalar devam etmekte. Konu hakkında yeni şeyler öğrendikçe sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Görüş ve önerileriniz için iletişime geçebilirsiniz.

Kaynakça / Sayfa 2

1 Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir