Camillo Golgi

Camillo Golgi

Camillo Golgi

Bundan önce yazdığım yazıda Santiago Ramón Cajal‘dan ve Camillo Golgi ile paylaştığı Nobel ödülünden bahsetmiştim. Eğer ki o yazıyı okumadıysanız, bu yazıdan önce okumanızı tavsiye ederim. Şahsen Cajal’ın hem bilimsel bakış açısı hem de karakteri beni kendisine hayran bırakmıştı. Bunun en büyük sebebi Golgi ile zıt görüşte olmasıydı. Bu zıtlığın güzelliğini madalyonun diğer yüzünü göstermeden tamamlamak yanlış olur. Bu sebepten ötürü sizleri Camillo Golgi ile de tanıştıralım. 🙂

Hayatı

Camillo Golgi
Camillo Golgi

Camillo Golgi 7 Temmuz 1843 yılında doğmuştur. İtalya’nın Bresica şehrine yakın olan Corento köyünde dünyaya gelmiştir. Babası Alessandro Golgi’de kendisi gibi doktor ve aynı zamanda bölge sağlık memuruydu. Babasının izinden giderek 1860’ta Pavia Üniversitesi’nde Tıp fakültesini okumuştur. 5 yıl sonra fakültesinden mezun olup, San Matteo Hastahanesinde çalışmaya başlamıştır. Bunların yanında kısa dönemde olsa, İtalyan ordusunda hekimlik ve  Novara Hastahanesi’nde asistan cerrahlık yapmıştır.

Camillo Golgi

1867 yılında akademik çalışmalarına hocası Cesare Lombrosso ile devam etmiştir. Lombrosso tıbbi psikoloji alanında tanınmış bir bilim adamıydı. İnsanda zeka, delilik ve suçluluk konuları inceliyordu. Hocasından etkilenen ve ilham alan Golgi Üniversite tezini ruhsal bozukluklar üzerine yazmış ve doktora ünvanını almıştır.

Camillo Golgi

Golgi zamanla deneysel tıpla daha çok ilgilendi. Genel Pataloji kurumunun başkanı Giulio Bizzozero ile çalışmaya başladı. Bizzozero, sinir sistemi histolojisi ve kemik iliğinin özellikleri konusunda uzmanlaşmış, deneyci bir öğretmendi. Golgi’nin en önemli araştırma yayınları dolaylı olarak Bizzozero’dan etkilenmiştir. Birbirlerine çok yakınlardı. Hatta Golgi, Bizzozero’nun yeğeni olan Lina Aletti ile evlendi.

1875 yılında Pavia Üniversitesi’nde histoloji fakültesinde görev aldı. Pavia’da verdiği 4 yıllık hizmetinin ardından Siena Üniversitesi’nin anatomi bölümüne geçmek istedi. Ancak bir sene sonra burdan Pavia Üniversitesine histoloji profesörü olarak geri dönüş yaptı. Burada 1893 – 1896 ve 1901 – 1909 yılları arasında iki kere rektörlük görevini üstlendi. 1918 yılında emekli oldu ve 1923 yılına kadar laboratuvarında çalışmaya devam etti. Evli olmasına rağmen çocuğu olmayan Golgi, Carolina adlı bir kızı evlatlık aldı. Yaşamı boyunca dinsizdi. İlerleyen yaşlarına doğru agnostik ateist oldu. 21 Haziran 1926 yılında vefat etti. Dile kolay gelen hayatını sizlere özetlemiş olduk… Şimdi de bilim dünyasına kattığı çalışmalarını gösterelim.

Camillo Golgi ‘nin Akademik Kariyeri

Camillo Golgi

Tarihi sırayla gidersek Golgi öncelikle; 1871 yılında Alman anatomis Joseph on Gerlach tarafından ortaya atılan, beynin sinir sisteminin birbirine bağlı ve sürekli bir ağ olduğunu düşünüyordu. Ancak bu yıllarda nöronları gözlemleyebilecek bir boyama tekniği yoktu. Buna bağlı olarak Golgi’de sinir sistemi üzerine gümüş boyama tekniklerini deniyordu. 1873 yılının başlarında çalışırken, tamamen rastgele bir boyama tekniği geliştirdi. Hücreyi başta sertleştirmek için Potasyum dikromat (K2Cr2O7) kullandı. Sonrasında ortama Gümüş Nitrat (AgNO3) ekleyince, nöronlar diğer doku hücrelerinden farklı olarak, gözlemlenebilir hale geldi. Yandaki görselde Golgi’nin sinir sistemiyle ilgili ilk örneği olan bir köpeğin olfactory bulb’unu dikey kesiti çizilerek gösterilmiştir.

Serebral korteksin, interstisyel stroma yapısının görülmeyen kısmını bile göstermek için yeni bir tepki bulduğum için çok mutluyum. Gümüş nitratın, potasyum dikromat içinde sertleşmiş beyin parçalarıyla reaksiyona girmesine izin verdim. Şimdiden muhteşem sonuçlar elde ettim ve gelecekte daha da iyisini yapmayı umuyorum.

Camillo Golgi

Camillo Golgi
Camillo Golgi’nin gümüş nitrat yöntemi ile boyanmış bir hipokampüs çizimi.

Bu çalışmalarına dayanarak Golgi sinir sisteminin tek bir ağ yapısında olduğu görüşünü daha da ateşlendirdi. Sonraları Cajal, Golgi’nin kullandığı tekniğini geliştirerek, sinir sisteminin tek bir ağ yapısından ziyade aralarında boşluklar bulunduğunu kanıtladı. Bu ikilinin arasında geçen fikir ayrılığı ile sinir sisteminin modellenmesi, bilim dünyasına çok büyük katkısı olmuştur. Bu gelişme ile Nobel ödülünü paylaşmaya hak kazanmışlardır.

Camillo Golgi
Camillo Golgi ve Santiago Ramon Cajal (Cajal’cıyız sori Golgi)

Camillo Golgi ‘nin Böbrek Ve Sıtma Üzerindeki Çalışmaları

Golgi, 1882’den 1889’a kadar böbrek fonksiyonlarını üzerinde çalıştı. 1882 yılında böbrek hücre çoğalmasına bağlı olduğunu anladığı Böbrek Hipertrofisinin (bir doku ya da organın hacminin, temel yapı taşları olan hücrelerindeki büyüme nedeniyle artmasıdır) mekanizması üzerine gözlemlerini yayınladı. 1884’te, Tübülointerstisyel Nefrit hastası bir kişinin böbreğindeki “tübüler hücre” mitozlarını tanımladı ve sürecin böbrek dokusunu tamir etmenin önemli bir parçası olduğunu belirtti. Sağlam nefronları inceleyen ve nefronun distal tübülünün (Henle kulpu), 1889’da yayınladığı bir bulgu olan, başlangıçtaki glomerüle döndüğünü gösteren ilk kişiydi.

Camillo Golgi

1880’li yıllarda Fransız doktor Charles Louis Alphonse Laveran, sıtmanın mikroskobik bir parazitten kaynaklandığını keşfetmişti. Ancak bilim insanları bu keşfe şüpheci yaklaşıyorlardı. Golgi 1885 yıllarında sıtma parazitini inceledi ve Laveran’nın görüşünü doğrulamasında yardımcı oldu. Sırasıyla Plasmodium vivax ve Plasmodium malariae’nin neden olduğu tertian ve kuartan iki tür sıtmayı tanımladı. 1889-1890’da Golgi ve Ettore Marchiafava, iyi huylu tertian sıtma ile kötü huylu tertian sıtma arasındaki farklılıkları açıkladı.

Golgi Cisimciği

Son olarak hepimizin biyoloji dersinden bildiği Golgi cisimciği. Golgi, bir baykuşun serebellumundaki sinir hücrelerini (Purkinje hücreleri) boyadığı Osmiyum Tetroksit (OsO4) solüsyonunu kullanarak siyah reaksiyonunu değiştirdi. Hücrelerin içindeki iplik benzeri ağları fark etti ve bunlara apparato reticolare interno (iç retiküler aparat) adını verdi. Bunların benzersiz hücresel bileşenler olduğunu kabul ederek keşfini Nisan 1898’de Pavia Medikal-Cerrahi Derneği önünde sundu. Pavia Üniversitesi Golgi’nin bu çalışmasını onaylamasına rağmen çoğu bilim insanı, keşfinin bir boyama eserinden başka bir şey olmadığı konusunda tartıştı. Tabii ki o zamanlar mikroskoplar organelleri tanımlayacak kadar güçlü değildi. Elektron mikroskopları geliştirildiğinde, ancak 50 yıllık keşfinden sonra sağlam bir şekilde kuruldu. Bu sefer arkandayız Golgi 🙂

Yazının son yorumu olarak Golgi; gerçekten bilim dünyasına birçok noktada katkıda bulunmuştur. Cajal gibi anılmamasının sebebi olarak ise bilim insanı sadece bilime olan yararlarıyla anılmıyor olmasıdır. Değerli okurlarım, yazımda bana bildirilen kadarını sizlere aktarmaya çalıştım. Umarım Cajal’cı olursunuz 🙂 Takipte kalın…

Sonsuzluk ve Ötesine…

Görüş ve önerileriniz için…


Kaynakça

Mazzarello P. Camillo Golgi’s scientific biography. J Hist Neurosci. 1999 Aug;8(2):121-31. doi: 10.1076/jhin.8.2.121.1836. PMID: 11624293.

Camillo Golgi – Biographical. NobelPrize.org. Nobel Media AB 2020. Fri. 18 Dec 2020. https://www.nobelprize.org/prizes/medicine/1906/golgi/biographical/

Bentivoglio M, Cotrufo T, Ferrari S, Tesoriero C, Mariotto S, Bertini G, Berzero A and Mazzarello P (2019) The Original Histological Slides of Camillo Golgi and His Discoveries on Neuronal Structure. Front. Neuroanat. 13:3. doi: 10.3389/fnana.2019.00003

Mazzarello, P. (1999). Camillo Golgi’s Scientific Biography. Journal of the History of the Neurosciences, 8(2), 121–131. doi:10.1076/jhin.8.2.121.1836 

https://www.britannica.com/biography/Camillo-Golgi

https://en.wikipedia.org/wiki/Camillo_Golgi

https://tr.wikipedia.org/wiki/Camillo_Golgi

https://www.thelancet.com/journals/lancet/article/PIIS0140-6736(11)60186-4/fulltext

https://www.azquotes.com/author/41438-Camillo_Golgi

4 Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir