COVID-19 Tedavisinde Kullanılan İlaç ve Metotlar

COVID-19 Tedavisinde Kullanılan İlaç ve Metotlar

COVID-19 Tedavisinde Kullanılan İlaç ve Metotlar

COVID-19 virüsü yayıldığından itibaren tamamen bu virüse özel bir tedavi yöntemi hala keşfedilmemiş olsa da çeşitli ilaçlar aşılar ve metotlar bu hastalığın tedavisinde ve korunmasında istemli yada istemsiz olarak kullanıldı. Bu yazımda bütün bu doğrudan yada dolaylı tedavi yöntemlerini inceleyeceğim.

Lopinavir–Ritonavir

Durumu çok ağırlaşmış ve sonrasında hastaneye kaldırılmış 199 COVID-19 hastası iki gruba  ayrılmış ve bir gruba lopinavir-ritonavir – HIV tedavisinde kullanılan bir ilaç grubu – (99 kişi) tedavisi diğer gruba ise standart bakım uygulaması yapılmış(100). Sırasıyla ölüm oranları %19.2 (lopinavir grubu) ve %25(standart bakım) olarak belirtilmiş. Her ne kadar ölüm oranı daha az gözükse de hastalarda bulunan virüs yükü aynı rapor edilmiş. Bu da aslında ölüm oranı farkının tesadüf olabileceğini kanıtlar niteliktedir. İlacın test aşamasını geçmemesinin diğer nedeni ise ilaç kullanılan grupta bulantı kusma ishal gibi semptomların daha ağır seyretmesi olarak belirtilmiş. Bu gruplarla ilgilenen bilim insanları bu ilacın herhangi bir faydası olmadığını rapor etmiş.

Favilavir

Favilavir de yukarıda belirtilen ilaç grubu gibi anti-viral etkiye sahip. 2014 yılında Japonya tarafından ilk defa üretilen bu ilaç grip tedavisi amacıyla üretime geçmişti. Fakat Çin COVID-19 hastalarında sıkça kullandığını ve olumlu sonuç aldığını belirtti. Ancak bu test ilaç ile ilgili bir rapor henüz yayınlanmadı. Nisan ayında yayınlanan bir makalede bu ilacın henüz Amerika Birleşik Devletleri yemek ve ilaç yönetimi tarafından onaylanmadığı belirtiliyor.

Remdesivir

İlgili ilgisiz bir çok kişinin ismini duyduğu ve zikrettiği diğer bir anti-viral ilaç ise Remdesivir. Hayvan deneyleri yapılan bu ilaç COVID-19 da bulunan RNA’nın üreme yolağı olan transkripsiyon evresini yavaşlattığı rapor edilmiş. Washington da 35 yaşında erkek bir COVID-19 hastası üzerinde de denenen bu ilaç olumlu sonuçlar vermiş. Bu hastanın iyileştiği belirtilmiş fakat çeşitli bilim insanları bu ilacın daha fazla klinik testten geçmesi gerektiği konusunda hemfikir. Bu ilacın COVID-19 tedavisi için spesifik bir ilaç olmadığını ebola tedavisi için üretildiğini belirtmekte fayda var.

Chloroquine and Hydroxychloroquine

Bu ilaçlar malaria tedavisinde kullanılmak üzere üretilmiş fakat romatoid artirit gibi nadir inflamatorif hastalıklarda da kullanılmış günümüzde yine COVID-19 tedavisinde kullanılmak üzere tekrar gündeme gelen bu ilaç hakkında SARS-CoV-2 ye karşı etkili olduğu söyleniyor. An itibariyle Amerika birleşik devletleri gibi ülkelerde tavsiye edilen ilaçlar listesine girmiş bulunmakta.

Fakat bu ilaçların COVID-19 için koruma amaçlı kullanılmaması gerektiği uyarı olarak bildirilmiş. Arizona’da bir aile bu ilacı kullandıktan sonra bir çok yan etkiyle karşılaşmış erkek eş ölürken kadın eşin durumu kritik devam etmiş.

Tocilizumab

Romatoid Artirit hastalarında ağır semptomlarla karsılasanlar için üretilen bu ilaç günümüzde covid-19 tedavisi için kullanılmaktadır. COVID-19 hastalarında meydana gelen ağır semptomların zayıflatılmasında önemli olduğu kanıtlanmış bir ilaç. Klinik denemelerine Çin’de başlanan bu ilacın ilk testinde 20 ağır hasta denek olarak kullanıldı bunların %95 i 2 hafta içerisinde iyileşerek taburcu oldular bu ciddi oran gelecek zamanlarda oluşacak ölümleri azaltmak için güzel bir yaklaşım olarak görünüyor.

Yakın zamanda onaylanmış diğer iki ilaç ise darunavir ve ivermectin virüsün replikasyonunu yani çoğalmasını engelleyecek kimyasallara sahip bu iki ilaç erken teşhiste virüs yükünün artmasını engellemek için güzel bir seçim.

Kan Plazması Kullanımı ve COVID-19

Dillerden düşmeyen kan plazması yöntemini açıklamamak olmazdı. Yukarıda bahsedilenlerin aksine bu yöntem herhangi bir ilaç içermiyor ve Türkiye’de kullanımı diğer ilaçlardan daha fazla olan bu yöntem COVID-19 hastalığı geçirmiş ve iyileşmiş bireylerin kan plazmasının diğer COVID-19 hastalarına bağışlanması ile gerçekleşiyor. FDA tarafından da kabul görmüş bu metod güvenilir ve fazla yan etkisi olmayan bir çözüm sunuyor. İsmini yeni duymuş olsak da çok eski temellere sahip bu yöntem bu özelliği ile de hastalara güven veriyor. İlk olarak 1918 grip salgınında kullanılan bu yöntem günümüze kadar bir çok farklı salgında kullanılmış ve olumlu sonuçlar vermiştir. Bu yöntemin çalışma mekanizmasından bahsetmek için öncelikle antikor denen vücudumuzun savaşçılarını iyice anladığımızdan emin olmamız lazım.

Antikorlar, ‘Y’ şeklinde proteinler olup antijen adını verdiğimiz patojenlerin (virüs, bakteri vs.) benzersiz (eşsiz) kısımlarına bağlanarak onları nötralize ederler başka bir deyişle öldürürler. Hasta olan ardından hastalığı atlatan bu bireylerin kan plazmasında SARS-COV 2 için özel üretilmiş bir sürü antikor bulunur. Bu antikorların diğer hastalara transferi bu hastalığa karşı hastanın iyi bir temel oluşturmasını sağlar. Fakat sorulacak önemli sorulardan biri; hasta zaten bir süre sonra doğal yollarla antikoru üretecekse (tıpkı bağışçının ürettiği gibi ) bu plazma transferinin ne anlamı var ?

Plazma transferinin yapılması gereken durumlar, virüse yakalandıktan çok kısa bir süre olmalıdır ki vücut daha kendi antikorunu üretemeden dışardan hastalıkla savaşacak antikor alabilsin ve virüs kendini çoğaltamadan etkisiz hale getirilebilsin.

Diğer bir kullanım alanı ise AIDS hastalığına sahip olan hastalarda vücudun bağışıklığını artırmak ve savaşmayı kolaylaştırmak. Her yöntem gibi bu yöntemin de kendine özel riskleri bulunmakta her ne kadar düşük olasılığa sahip olsa da, HIV, HPV, Hepatit C gibi plazma yoluyla bulaşabilen bu virüsleri bulaştırıyorsunuz. Şayet bu tarz bir senaryo gerçekleştiği zaman en az SARS-COV 2 kadar tehlikeli bu virüsleri hastaya veriyorsunuz. Bu sebeple COVID-19 geçirip iyileşmiş plazma transferinde gönüllü olan bağışçıların kan yoluyla bulaşabilecek herhangi bir hastalığa sahip olmadığından emin olması gerekir.

“İstemsiz Tedavi yada İstemsiz Korunma”

Yazının başlangıcına hızlı bir geri dönüş yapacak olursanız göreceğiniz ‘istemsiz tedavi yada istemsiz korunma’ dan bahsetmek istiyorum. Nasıl olurda istemsiz bir şekilde geçmişte yaptığınız bir şey sizi bu ölümcül virüsten korur ?

Verem aşısı(BCG Vaccine) uygulanan ülkelerde covid-19 hastalığının daha hafif semptomlar gösterdiği belirtilmiş bu da 9 kat daha az ölüm sonucunu doğurmuş. Bu bir tesadüften mi ibaret yoksa gerçekten koruyor mu kesin olarak bilmek hiç kolay değil. Fakat bunun denemelerini yapan ülkelerden olan Avustralya ve Hollanda’da risk grubunda olan sağlık çalışanlarına verem aşısı yapıldı, covid-19 a karşı tam bir koruma sağladığı henüz net olmasada bağışıklılığı güçlendirdiği bilinen bir gerçek fakat bu yöntemin uygulanmasında dikkatli olunması gerek çünkü verem aşısının bilinen bir çok yan etkisi mevcut. İstemsizce geçmişte yapmış olabileceğiniz bu korumadan bahsettik şimdi sıra istemsizce yaptığınız tedavi, bugüne kadar D vitaminini olması gereken düzeyde tutmuş dengeli beslenen okurlarımız şuan sevinebilirler çünkü yapılan bir araştırma da D vitamini normalden düşük olanlarda ölüm oranı daha yüksek ve yapılan diğer bir araştırmada ise D vitamani alımının grip ve covid-19 da ölüm ve yakalanma riskini düşürdüğü kanıtlanmış.

Dornaz Alfa

Yazının en heyecanlı yerine gelmiş bulunuyoruz. Sanırım yakın geçmişte Türk bir bilim insanı tarafından tekrar gündeme getirilen bu ilaç Türk medyasında çokça tartışıldı. Tekrar gündeme getirilmesi dedim çünkü bu ilacın COVID-19 tedavisi için etkili olduğu Mart ayında Fransız bir bilim insanı tarafından zaten belirtilmişti. Bundan yaklaşık iki ay sonra Türk bilim insanları tekrar keşfettiler. Mayıs ayında yayınlanan makalede A. P Earhart ve ekibi dornaz alfanın mukozadaki DNA’yı parçalayarak mukus salgısının sertliğini yitirmesi ve akışkan hale gelebileceğini yazdı. Bugüne kadar kistik fibroz isimli genetik bir hastalığın tedavisinde kullanılan bu ilaç SARS-COV 2 kaynaklı nefes darlığı ölümlerinde sayıyı azaltacak gibi görünüyor.

Görüş ve önerileriniz için..


Referans ve İleri Okumalar

A Trial of Lopinavir–Ritonavir in Adults Hospitalized with Severe Covid-19 https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC7121492/

Recent progress and challenges in drug development against COVID-19 coronavirus (SARS-CoV-2) – an update on the status https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC7166307/

Evidence That Vitamin D Supplementation Could Reduce Risk of Influenza and COVID-19 Infections and Deaths https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC7231123/

Consideration of Dornase Alfa for the Treatment of Severe COVID-19 Acute Respiratory Distress Syndrome https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC7192073/

https://theconversation.com/could-bcg-a-100-year-old-vaccine-for-tuberculosis-protect-against-coronavirus-138006

5 Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir