Gustav Giemsa

Gustav Giemsa

Gustav Giemsa

Bir bilim insanı düşünün ki, 1900’lü yıllarda bulduğu yöntem sayesinde sıtmadaki (malaria) parazitlerin görünmesini sağladı. Evet, aynı zamanda sitemize ismini veren Gustav Giemsa’ dan bahsediyorum. İlk bilim insan serimize Giemsa ile başlamamızın sebebi de işte bu, ismini verdiğimiz değerli bilim insanı kimdir? Yazıma ilk önce Giemsa’nın yaşamı hakkında başlayıp daha sonra Giemsa boyasının teknik kısmı ile devam edeceğim.

gustav giemsa

Giemsa’nın Hayatı

Gustav Giemsa Almanya’nın Hamburg kentinde doğdu. Eğitim hayatı dolu dolu olan Giemsa, Leipzig Üniversitesinde eczacılık, Berlin Üniversitesinde kimya ve bakteriyoloji okudu. 1904’te Giemsa, bakteriler için boyama prosedürü üzerine bir makale – işte bu makalenin detaylarını teknik kısım ile devam edeceğim-yayınladı. Giemsa, 1933 yılında Adolf Hitler’e ve Nasyonal Sosyal Devlet’e bağlılık yemini ederek Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’ne (NSDAP) katıldı. Giemsa, 1948 yılında da öldü.

Giemsa Boyası Hakkında

Giemsa boyası, geçmişten günümüze kadar plazmodyum için standart tanı tekniği olarak kabul edilmektedir. Aynı zamanda, Histoplazma, Leishmania, Toxoplasma ve Pneumocystis gibi diğer mikroorganizmalar içinde kullanılmaktadır. Giemsa boyası, tüm hücrelerin kromatinin ve çekirdek zarının yüksek kalitede boyanması, bazı hücresel bileşenlerin metakromasisinde (örneğin mast hücrelerinin sitoplazmik granülleri) kullanılıyor.

Giemsa boyasını aslında temel amacı, mikroskobik araştırmanın erken gelişimi sırasında, farklı hücre ve doku tiplerinin özelliklerini ve yapısını tanımlamak için kullanıldı. Giemsa boyası 2 prosedür içerir, biri kan veya mikroorganizmalar için diğeri ise doku bölümleridir.  Bir asit boyasının sodyum tuzu (örn. Eozin) ve bir boya bazının klorürü (örn. Metilen mavisi), basit bir transpozisyon ile sodyum klorür ile bileşik boyaya (örn. Metilen mavisi eozinat) dönüştürülebilir.

Azure I, Azure II ve Sonrası

Çalışmaları sırasında Giemsa, Azure I (çözeltiye uygulanan bir ticari isim) adını verdiği ve saf bir boya olarak kabul ettiği metilen mavisinin “gizli” oksidasyon ürününü geliştirdi; bununla birlikte, Azure I, Azure A ve Azure B’nin biraz değişken bir karışımı gibi görünmektedir. Her iki (Azure A ve Azure B) boyaları, basit bir boya değil, bir boya karışımı olan metilen mavisinin varyantlarıdır ve 3 tip karışımda masmavi boya bulunur: A, B ve C. Giemsa, eşit miktarda metilen mavisi içeren Azure I karışımı olan Azure II’yi de hazırladı.

Giemsa’nın talimatlarını takip eden Alman Gruber şirketi bu ürünü Azure II olarak pazara sundu. Diğer şirketler aynı adı taşıyan ürünler sattı, ancak hepsi orijinal Giemsa preparatlarıyla aynı değil. Azure I elde edildikten sonra Giemsa, polikrom metilen mavisi kullanıldığından daha kesin bir bileşik elde etmek için eozinle birleştirdi. Ayrıca, daha iyi bir farklılaşma elde etmek için, metilen mavisi ile karıştırdı. Azure B, Giemsa boyasının önemli bileşeniydi.

Giemsa‘nın belirttiği gibi, plazmodinin sitoplazmasının, diğer parazitlerin ve lenfositlerin yeterli lekelerini elde etmek için belirli bir oranda metilen mavisi gerekliydi. Giemsa tarafından bildirildiği gibi Giemsa doku boyama yöntemi, süblimleşmiş alkolü fiksatif olarak kullanır ve sonrasında bunu parafin batırılmış sıralamasını izler. Kesitler daha sonra iyodum çözeltisi ve hiposülfit çözeltisi ile işlenir, damıtılmış su içinde kuvvetli bir şekilde durulanır ve Giemsa çözeltisiyle (taze seyreltilmiş) 2 ile 12 saat boyunca boyanır. Kesitler daha sonra damıtılmış su içinde yıkanır ve ardışık olarak aseton / ksilol çözeltisi olan, saf ksilen ve sedrum özü içinde durulanır ve son olarak Kanada balzamına (Köknar ağacını reçinesinden yapılmış bir terebentindir) uygulanır.

Giemsa Boyasının Avantajları ve Dezavantajları

Patolojide Giemsa boyası esas olarak hematopatolojide kullanılır, ancak bazıları gastrik biyopsilerde Helicobacter pylori gösterisinde ve mast hücrelerinin gösterilmesinde de kullanılır.

Giemsa boyasının dezavantajı ise, özellikle ışığa maruz kalması durumunda çabuk yok olmasıdır; bu nedenle, kalıcı değildir ve kullanılan Giemsa çözeltisinin türüne bağlı olarak bir süreden sonra gözden geçirilemez.

Giemsa yöntemi çoklu bir boya olarak kabul edilir, yani aynı bölümdeki bir boya, dokunun farklı bileşenleri için farklı renkler verir, bu renkler oluşan boyaların renklerinin karışımından kaynaklananlarla aynı değildir.

Sonuç olarak, Giemsa boyasının tarihçesi, uygulanabilirliği ve güzelliği açısından çok zengin bir boyama yöntemidir. Günümüzde ise bu boyama tekniği geliştirilerek kitler(Giemsa Stain Kit) halinde daha kullanılır hale getirilmiştir.

Giemsa gibi diğer değerli bilim insanlarımızın yolundan giderek bilime katkıda bulunmak amaçlarım arasında. Geçmişe (uzak, yakın) bakarak ve örnek alarak bilimi daha da ileriye taşıyabiliriz. İşte bu yüzden değerli bilim insanlarımızın hayatını okumak ve araştırmak çok önemlidir. Giemsa‘ya burada bilime kattığı bu boyama tekniği için teşekkürü borç bilirim. Teşekkürler Gustav Giemsa..

Görüş ve önerileriniz için..


Yardım Alınan Bilimsel Kaynaklar

Barcia J.J., Jul 25, 2007: The Giemsa Stain: Its History and Applications.

ABCAM web site: Giemsa Stain Kit (ab150670).

Klee E., 2005: Das Personenlexikon zum Dritten Reich.

Fleischer B., 01 July 2004: 100 Years Ago: Giemsa’s Solution for Staining of Plasmodia.

4 Beğen

Yapılan Yorumlar

  1. Değerli yazarımız kendi alanında dikkatli ve önemli bir isim seçmiş, bu isimle de bilim dünyasına yelken açmıştır. Bence çok güzel bir başlangıç, tebrikler Özüm Hanım…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir