Anjiyogenezin Kanser Üzerindeki Etkisi

Anjiyogenezin Kanser Üzerindeki Etkisi

Anjiyogenezin Kanser Üzerindeki Etkisi

ANJİYOGENEZ NEDİR ?

Anjiyogenez, var olan bir damar sisteminde tomurcuklanma yöntemiyle yeni kılcal damarların oluşmasıdır. Bu oluşum kan damarlarının iç kısmını kaplayan endotel hücrelerin göçünü, büyümesini ve farklılaşmasını içerir. Anjiyogenez yaralanmış dokuların iyileşmesine, kadın popülasyonlarında döllenme sonrası plesantanın oluşmasına ve adet sonrası rahim iç tabakasının yeniden yapılandırılmasına yardımcı olur. Fizyolojik durumlarda da çok önemli bir role sahiptir.

Anjiyogenez, proanjiyogenik ve antianjiyogenik faktörler arasındaki karmaşık bir dengenin sonucudur ve artık tümör gelişiminde güçlü bir kontrol noktası olarak çok iyi tanınmaktadır.

KANSERDE ANJİYOGENEZİN ÖNEMİ

Anjiyogenez, kanserin büyümesinde kritik bir role sahiptir. Çünkü katı tümörler, birkaç milimetreden fazla büyüme isteği sonucunda kan desteğine ihtiyaç duyarlar. Tümörler aslında anjiyogenezi uyaran kimyasal sinyaller vererek bu kan kaynağının oluşmasına neden olabilir .Ve böylelikle yeni kan damarları oluşmuş olur.

Ortaya çıkan yeni kan damarları, büyüyen tümörleri oksijen ve besinlerle “besler”, tümörün büyümesine ve kanser hücrelerinin yakındaki dokuyu istila etmesine, vücudun her yerine hareket etmesine ve metastaz adı verilen yeni kanser hücresi kolonileri oluşturmasına izin verir.

Bilim adamları tümörlerin belirli bir boyutun üzerinde büyümedikleri veya kan akışı olmadan yayılmadıkları için anjiyogenezi bloke eden anjiyogenez inhibitörleri adı verilen ilaçlar geliştirdiler. Antianjiyogenik ajanlar olarak da adlandırılan bu ilaçların amacı, kanserin büyümesini önlemek ve yavaşlatmak amacıyla ihtiyaç duyulan kan kaynağını tümörden uzak tutmaktır.

ANJİYOGENEZİ ENGELLEYEN KANSER TEDAVİLERİ

Bazı ilaçlar türleri birden fazla yolla anjiyogenezi etkilemektedir.

Anjiyogenez inhibitörleri ise tümörlerin büyümesinin diğer yollarını da etkilemektedir.

  • Anjiyogenez inhibitörlerinin örnekleri şunlardır:

Aksitinib (Inlyta). Böbrek kanseri için bir tedavi seçeneği.

Bevacizumab (Avastin). Kolorektal, böbrek ve akciğer kanserleri için bir tedavi seçeneği.

Cabozantinib (Cometriq). Medüller tiroid kanseri ve böbrek kanseri için bir tedavi seçeneği.

Everolimus (Afinitor, Zortress). Böbrek kanseri, ilerlemiş meme kanseri, pankreas nöroendokrin tümörleri (PNET’ler) ve nadir görülen kanserli olmayan bir beyin tümörü olan subependimal dev hücreli astrositom için bir tedavi seçeneği.

Lenalidomid (Revlimid ) Multipl miyelom, normalde antikor üreten hücreleri içeren tümörler ve bir Hodgkin dışı lenfoma türü olan mantle hücreli lenfoma için bir tedavi seçeneği.

Pazopanib (Votrient). Böbrek kanseri ve gelişmiş yumuşak doku sarkomu için bir tedavi seçeneği.

Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: yeniyazikanser4.jpg

Ramucirumab (Cyramza). İlerlemiş mide kanseri için bir tedavi seçeneği; midenin yemek borusuyla birleştiği yerde bulunan bir kanser olan gastroözofageal bileşke adenokarsinomu; kolorektal kanserler; ve küçük hücreli olmayan akciğer kanserleri.

Regorafenib (Stivarga). Kolorektal kanser ve gastrointestinal stromal tümörler (GIST) için bir tedavi seçeneği.

Sorafenib (Nexavar). Böbrek, karaciğer ve tiroid kanserleri için bir tedavi seçeneği.

Sunitinib (Sutent). Böbrek kanseri, PNET’ler ve GIST için bir tedavi seçeneği.

Talidomid (Synovir, Thalomid). Multipl miyelom için bir tedavi seçeneği. Hamile olan kadınlar bu ilacı almamalıdır. Fetüslere zarar verir.

Vandetanib (Caprelsa). Medüller tiroid kanseri için bir tedavi seçeneği.

Ziv-aflibercept (Zaltrap). Kolorektal kanser için bir tedavi seçeneği.

ANJİYOGENEZ İNHİBİTÖRLERİ NASIL ÇALIŞIR ?

Anjiyogenez inhibitörleri, tümör hücresinin büyümesini engellemesi gerekirken hücrenin büyümesine destek olur. Aynı zamanda kan damarlarının büyümesini engelledikleri için de kanserle savaşan eşsiz ajanlardır. Kan damarı büyümesinde çeşitli basamaklara değişik şekillerde müdahale ederler. Bazı inhibitörler VEGF (Vasküler Endotelyal Büyüme Faktörünü) spesifik olarak tanıyan ve ona bağlanan monokloral antikorlardır . 

VEGF( Vasküler Endotelyal Büyüme Faktörünü ) bu ilaçlara bağlandığında VEGF reseptörünü aktive edemezler. Anjiyogenez inhibitörleri VEGF reseptörüne ve endotel hücrelerinin yüzeyindeki diğer reseptörlerine ya da aşağı akış sinyal yollarındaki diğer proteinlerine bağlanarak aktivitelerini bloke ederler.

Bazı kanserlerde, anjiyogenez inhibitörleri, ek tedavilerle birleştirildiğinde en etkili gibi görünmektedir. Anjiyogenez inhibitörleri kanser hücrelerini öldürmeden tümör büyümesini yavaşlatarak veya durdurarak çalıştıklarından, uzun bir süre boyunca verilirler.

ANJİYOGENEZ İNHİBİTÖRLERİNİN YAN ETKİLERİ

Vücudun normal işlevlerinin çoğu anjiyogeneze bağlıdır. Anjiyogenez inhibitörleri, aşağıdakiler dahil olmak üzere çok çeşitli yan etkilere neden olmaktadır:

  • Yüksek kan basıncı
  • Döküntülü, kuru ve kaşıntılı cilt
  • El ayak sendromu. Bu, avuç içi ve tabanlarda hassas, kalınlaşmış alanlara neden olur. Bazen kabarcıklara neden olur.
  • İshal
  • Tükenmişlik
  • Düşük kan sayımı
  • Yara iyileşmesi
  • Kesiklerin yeniden açılmasıyla ilgili sorunlar

Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir