Korkulu Rüya : Glioblastoma (GBM)

Korkulu Rüya : Glioblastoma (GBM)

Korkulu Rüya : Glioblastoma (GBM)

Beyin tümörleri birçok çeşidi ile gündeme gelen bir konu başlığıdır. Tümörler hem iyi hem de kötü huylu olmak üzere sınıflandırılırken en nadir ve en kötü olarak adlandırılan türü ise Glioblastoma’dır. Korkulu rüya olarak adlandırmamın sebebi ise her şeyin çok hızlı bir şekilde olup bitmesidir. Bugünkü yazımda da sizlere sık olarak rastlanmayan ve adını duymaya alışık olmadığımız bir tümör çeşidi olan Glioblastoma dan ve vücutta oluşturduğu reaksiyonlardan bahsedeceğim.

Genetik değişikliklerden kaynaklanan esas bir beyin tümörü çeşidi olan glioblastoma, nöroglial kök veya progenitör hücreleri etkiler aynı zamanda da her yaşta görülebilme olasılığı vardır. Bu tümör çeşidinin görülme insidansı yaşla birlikte doğru orantılı bir şekilde artmaktadır. Genellikle ortaya çıkan vakalar incelendiğinde ortalama yaş 65 tir. Cinsiyet açısından bir inceleme yapıldığında ise erkeklerin kadınlardan 1.7 kat daha sık rastlandığı bilinmektedir. Agresif primer beyin tümörü olarak bilinen glioblastoma, hastanın kanserde 4. evrede olduğunun göstergesidir. Glioblastomların büyük çoğunluğu IDH (İzositrat dehidro genaz) vahşi tiptedir.Glioblastomdaki tipik moleküler değişiklikler, reseptör tirozin kinaz (RTK)/sıçan sarkomu (RAS)/fosfoinositid 3-kinaz (PI3K), p53 ve retinoblastoma proteini (RB) sinyalleşmesini düzenleyen genlerdeki mutasyonları içerir.

Peki sizce gliomalar beynin hangi lokasyonlarında daha çok bulunur?

Aslında çoğu glioblastomun supratentoryal kompartmanla sınırlandırılmasının yanı sıra, glioblastomun tanı sırasındaki konumu ile nöral kök ve progenitör hücrelerin (NSPC) konumları arasında bir ilişki bulunmamaktadır. Gliomaların çoğu frontal (%25.8), temporal (%19.7) ve parietal (%12.2) loblarda görülür. Oksipital lob (%3.2), serebellar (%2.9), beyin sapı (%4.2), veya omurilik (%4.3) gliomaları ise nispeten nadir olarak görülür. Ayrıca, beyin sapı gliomları ise pediatrik vakalarda daha çok görülürken yetişkinlerde nadirdir.

Glioblastoma’nın Vücutta Oluşturduğu Belirtiler

  • Baş ağrısı
  • Bulantı- kusma
  • Biliş değişiklikleri
  • Kişilik değişiklikleri
  • Yürüyüş dengesizliği
  • İdrarını tutamamak
  • Hemiparezi
  • Afazi
  • Hemineglect (İhmal Sendromu)
  • Görmede bozukluklar
  • Nöbetler

Glioblastoma Tanısı Nasıl Koyulur?

Bir hasta yeni başlayan nöbetler, nörolojik bozukluklar ve glioblastoma ile eşleşen belirtiler  ile hastaneye geldiğinde durumu kontrol etmek açısından öncelikle manyetik rezonans görüntülemeyi (MRI) içeren nörolojik bir muayene doktor tarafından istenir. Diğer bir seçenek olan kontrast geliştirmeli bilgisayarlı tomografi (BT) ise glioblastomun tipik özelliklerini saptamada daha az duyarlıdır. Eğer hastadan biyopsi istenilecek ise biyopsilerden önce, biyopsi bölgesini daha yüksek tümör dereceli bölgeleri temsil edebilmesi ve metabolik sıcak noktalara yönlendirmesi için amino asit pozitron emisyon tomografisi (PET) tercih edilir.

Tedavi Seçenekleri

Günümüzde kullanılan tedavi yöntemleri cerrahi, radyoterapi ve kemoterapidir. Cerrahinin rolünün kontrollü klinik çalışmalarda tanımlanması zor olmasına rağmen, güvenli bir şekilde uygulanabilir. Mikro cerrahi yöntemlerle işlem gerçekleştirilir. Tabiki de bu her glioblastoma için geçerli değildir. Beynin hangi pozisyonunda olduğu hayati bir önem taşımaktadır. Gamma Knife teknoloji ise bilinen ve etkili olduğu düşünülen bir radyoterapi işlemidir. Çalışma stili ise yüzlerce kobalt kaynağından gelen ışınları noktasal bir hedefe yönlendirir. Kaynakların her biri düşük enerjili ışın demetleri gönderse de yüzlerce ışının tek bir odakta birleşmesi sonucunda hedefe çok büyük bir enerji aktarmak mümkün olur. Bir çok beyin tümörü tedavisinde iyi sonuçlar getirsede glioblastomada bir faydası olduğu günümüze kadar gözlenmemiştir.

Resim 1.

Yukarıdaki resim temporal lob GBM’sinin tipik bir “brüt total rezeksiyon” sonucunu ve ardından 6 ay sonra cerrahi sınırda ve başka yerlerde nüksettiğini göstermektedir.

RESİM 1. Sağ temporal GBM’si olan bir hastanın MRG taramaları, hastalığın yayılmasını gösteriyor. (A) Ameliyat öncesi tarama, GBM (ok) ödemle çevrili. (B) Ameliyat ve radyasyon tedavisi sonrası tarama “brüt total rezeksiyon” ve net rezeksiyon kavitesi gösteriyor. (C) altı ay sonra, sadece rezeksiyon sınırında (ok) nüks değil, aynı zamanda frontal lobda (ok) Sylvian fissür boyunca GBM’nin ikinci odağını gösteriyor. (D) Her iki tekrarlayan tümörün rezeksiyon sonrası taramaları. (E) 3 ay sonra, tümörün rezeksiyon sınırında nüksettiğini ve korpus kallozumdan diğer yarıküreye geçtiğini gösteren tarama (ok).

Sonuç olarak, maalesef ki tümör nüksetmelerinde tekrarlanan ameliyatlar yapılsa bile, hastalar beynin hayati bölgelerine yayılan tümörler nedeniyle yaşamlarını yitirir. GBM tedavisi için yapılan yöntemler neredeyse 10 yıldır bir değişim göstermemiştir. En iyi koşulları düşünsek bile MRI taramasında görülen ve büyümeye devam eden tümör cerrahi olarak çıkarılabilip ardından hastaya radyasyon ve kemoterapi uygulanıp tedavi edilmeye başlansa bile hastanın yaşama süresi bilimsel açıdan en fazla 2 ya da 3 ay daha uzar. GBM hastalarının genellikle ortalama ömür süresi ise 8 ay ile 1 yıl arasında değişmektedir.

12 Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir