Parkinson Hastalığı İçin Deneysel Tedavi Yöntemleri

Parkinson Hastalığı İçin Deneysel Tedavi Yöntemleri

Parkinson Hastalığı İçin Deneysel Tedavi Yöntemleri

Daha önceki yazımızda anlatmış olduğumuz Parkinson hastalığının semptomatik tedavisinde kullanılan ilaç gruplarına değinmiştik. Bu grup ilaçlar; Dopamin grubu, Antikolinerjikler, enjekte edilebilir dopamin agonistleri, Monoamin oksidaz inhibitörleri, N-methy-D-aspartat inhibitörleri hastanın motor ve motor dışı semptomlarını her ne kadar azaltsa da ileri seviye Parkinson hastalarında çok etkili olmadığı belirtilmiş. Bu açığı tamamlamak adına yapılan yeni klinik çalışmalardan ve bunların nasıl çalıştığından bahsedeceğiz bunun yanında yıllardır hayatımızda olan inozine, nikotin ve Parkinson hastalarında nasıl etkiler gösterdiğini inceleyeceğiz.

Klinik Denemelerde Yeni Yaklaşımlar

Yeni yöntemler için yürütülen yoğun araştırmaya rağmen geleneksel ilaç tedavileri hala çok değerli. Fakat motor ve non-motor semptomları azaltmak amacıyla kullanılan dopaminerjik ve non-dopaminerjik maddeler hala optimalden çok uzak. Özellikle yukarıda belirtildiği gibi ileri seviye Parkinson hastalarında.

Yeni semptomatik tedaviler

Bu bölümde motor ve non-motor semptomların tedavisinde kullanılabilecek ilaçları, hareket modlarını, hangi gelişim aşamasında oldukları tablolar yardımıyla tartışılacak. Altta göreceğiniz tabloda yeni terapetik hedefler ve bunların gelişim aşamasında hareket modları belirtilecek.

parkinson

L-threo dops isimli bileşiğin motor freezing (donma) belirtisinin tedavisinde kullanılabileceği belirtilmiş. Parkinson hastalarında gerçekleşen donma hastalığın ilk seviyelerinden ziyade ağır evrelerinde gerçekleşir. Hasta bu semptomu gösterdiği zaman hareket etmek istemesine rağmen hareket edemez ve saniyelerce hatta dakikalarca donabilir. Bu donma olayı çoğu zaman hareket başlangıcında yada ortasında gözlemlenmiştir. Yani hasta yürümek amacıyla sandalyeden kalkar adımı atamadan donar veyahut kapıdan tam çıkacakken bir duraklama yaşamak zorunda kalır. 2014’te Prof. Dr. Ayşe Bora röportajında bu donmanın ilaç tedavisiyle ortadan kaldırılamayacağını söylemiş. 2016’da yayınlanan bir makaleden bildiğimiz üzere bu donmayı sonlandıracak ilaç Amerika Birleşik Devletlerince onaylanmış. Hareket modunda belirtilen nöroadrenalin precursor doğrudan dopamindir.

Istradefyllin ise levodopa tarzı dopamin antagonistleri alımından sonra azalan fakat etki azaldıkça daha kötü şekilde geri gelen semptomları engellemek için çalışılmıştır. Japonya’da onaylanan bu ilaç Parkinson hastalarındaki dopamine bağımlılığını azaltmak için etkili görünüyor.

Pimavanserin  halüsinasyon gibi non-motor psikozların tedavisinde kullanılması planlanan ABD’de onaylanmış bir ilaçtır. Pitolisant,  bir Parkinson hastası sağlıklı bir bireye oranla çok daha hızlı REM uykusuna dalar bu fark beyinsel aktivite farkından kaynaklanır. Buna bağlı olarak Parkinson hastalarında istemsiz gün içinde uyuklamalar sıklıkla gözlemlenir. Bu ilaç grubu ise bu uyuklamaları tedavi etme amacıyla çalışılmış fakat henüz hakkında bir veri yayınlanmamış.

Potansiyel Hastalık Değiştirici Terapiler

Bugüne kadar hastalığı modifike edici hatta nörodejenarasyondan koruyucu bir hal alması için verilen vaatler tam anlamıyla yerine getirilemedi. Buna neden olan birkaç sebepten bahsetmek yerinde olur.

◾️ Mükemmel hayvan modeli bulunamadı. Bunun sebebi hastalığın hayvanlar ve insanlarda farklı ilerlemesi. Ayrıyeten hayvan bireyler içerisinde de farklı şekillerde gelişen bu hastalık bilim insanlarına düzgün bir çalışma ortamı sunamadı.

◾️ Eksitotoksisite, nekroz ve apoptoz gibi hücresel hücre ölüm mekanizmaları, mitokondriyal disfonksiyon ve enflamatuar süreçler ele alınmıştır. Bu hedefler genellikle hastalığın ileri evresini temsil eder. Genelde tedavileri sağlıklı nöronlarda ve nöronal ağlarda yeterli koruma sağlamaz veya sadece hafif etkilenmiş nöronları kurtarır.

◾️ Parkinson hastalığı oldukça idiopatik (spontane) bir hastalıktır. Lewy cisimciği varlığından, alfa sinnüklein kümeleşmesinden ve kesin kanıtlarla mitokondri fonksiyon bozukluğundan kaynaklanır. Parkin, Pink1 ve DJ-1 isimli genlerde gerçekleşen otozomal resesif mutasyonlar direk mitokondriyi ve elektron taşıma zincirini de etkiler. Aslında Pink1 geninin fosforilasyon yaptığı son çalışmalarla ortaya koyuldu. Bu fosforilasyon ubiquinonein kompleks I tarafından indirgenmesi için bir zorunluluk. Aksi takdirde bu eksiklik kompleks I aktivitesini düşürür ve ATP üretimini azaltır. Kompleks I eksikliği yakın zamanda Parkinson hastalığında rapor edildi ve kompleks I inhibitörleri Parkinson hücresel sistem ve hayvanlarda model olarak kullanıldı. Maalesef  her hastanın tedaviye aynı yanıt vermesi pek olası değil her ne kadar bazı hastalar Koenzim Q10 gibi antioksidan ve mitokondri geliştiricilerine yanıt verirken bazıları ise alfa sinnüklein kümeleşmesiyle ilgili olan tedavilere yanıt verdi. Hastalardaki bu heterojenlik muhtemel tedavi olarak görülen Koenzim Q10’ un faz 3 esnasında reddedilmesine sebep oldu.

Yukarıda maddeler halinde bahsedilen bu sebepler Parkinson’a bilim insanlarının kesin bir çözüm bulamamasına neden olan zorluklardı. Peki sizler Parkinson’a yakalanmamak veya yakalanan yakınlarınızda semptomları azaltmak adına hangi doğal ürünlerden faydalanabilirsiniz buna bakalım.

Kafein

Kahve tüketiminin Parkinson hastalığını geliştirme riskini azalttığı birçok makaleyle belirtilmiştir. Buna ek olarak kahve tüketen Parkinson hastalarında daha hafif semptomların gözlemlendiği de rapor edilmiştir. Kahve tüketiminin semptomlara olan etkisi hakkında çok fazla data bulunmamaktadır. Fakat yapılan 6 haftalık plasebo kontrollü bir deneyde motor semptomlarda kafein tüketimine bağlı olarak gelişim gözlemlenmiştir.

Inozin

Ürik asidin öncüsü olan Inozin’inin oral uygulaması serum ürik asit seviyesini artırır. Ürik asit hücre içinde ve substantia nigra pars compacta’da 6-OHDA toksisitesinden korur. Yüksek serum ürik asit seviyesi Parkinson hastalığını geliştirmede düşük risk ile ilişkilendirilmiştir. Ek olarak yüksek serum ürik asit seviyesine sahip başlangıç seviyesi Parkinson hastalarında hastalığın daha yavaş ilerlendiği gözlemlenmiştir. Bu bilgiler ışığı altında ürik asit seviyesini artıran Inozin’inin kullanımı güvenli bir seçenek olarak kanıtlanmıştır.

Nikotin

Parkinson hastalığına potansiyel bir tedavi olarak nikotin bilim insanları tarafından 2008 yılında ilk kez tavsiye edilmiştir. Nikotinin en büyük kaynağı olan tütün tüketiminin riski azalttığı mı artırdığı mı büyük bir tartışma konusudur. Fakat tıbbi nikotinin işlevselliği hakkında bir şüphe yoktur.

Böylelikle yazının sonuna gelmiş bulunuyoruz. Bu yazıda Parkinson hastalığı için yapılan klinik denemeleri, işe yaraması muhtemel onaylanmış ilaçları ve kolaylıkla takviyesini alabileceğimiz molekülleri inceledik. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere bilimle kalın!

Görüş ve önerileriniz için


Referanslar ve İleri Okumalar

JOURNAL OF NEUROCHEMISTRY- doi: 10.1111/jnc.13750

Aarsland D., Laake K., Larsen J. P. and Janvin C. (2002) Donepezil for cognitive impairment in Parkinson’s disease: a randomised controlled study. J. Neurol. Neurosurg. Psychiatry 72, 708–712

Adler C. H., Sethi K. D., Hauser R. A., Davis T. L., Hammerstad J. P.,Bertoni J., Taylor R. L., Sanchez-Ramos J. and O’Brien C. F. (1997) Ropinirole for the treatment of early Parkinson’s disease. The Ropinirole Study Group. Neurology 49, 393–399.

Allam M. F., Campbell M. J., Del Castillo A. S. and Fernandez-Crehuet Navajas R. (2004) Parkinson’s disease protects against smoking? Behav. Neurol. 15, 65–71.

Angot E., Steiner J. A., Hansen C., Li J.-Y. and Brundin P. (2010) Are synucleinopathies prion-like disorders? Lancet Neurol. 9, 1128 – 1138.

Ascherio A., LeWitt P. A., Xu K. et al. (2009) Urate as a predictor of the rate of clinical decline in Parkinson disease. Arch. Neurol. 66, 1460–1468.

Beal M. F., Oakes D., Shoulson I. et al. (2014) A randomized clinical trial of high-dosage coenzyme Q10 in early Parkinson disease: no evidence of benefit. JAMA Neurol. 71, 543–552.

Berg D., Postuma R. B., Adler C. H. et al. (2015) MDS research criteria for prodromal Parkinson’s disease. Mov. Disord. 30, 1600–1611.

8 Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir