Serebral Palsi Hastalığı

Serebral Palsi Hastalığı

Serebral Palsi Hastalığı

Serebral Palsi Nedir ?

Serebral palsi farkındalık rengi yeşildir

Günümüzde bir çok alanda karşımıza çıkmaya başlayan Serebral palsi (ing. Cerebral palsy) hastalığı, genel bir tanım yapmak gerekirse aslında tek bir hastalık değildir. Gelişmekte olan beyinde doğum öncesi, doğum sırasında yada sonrasında meydana gelen beyin hasarının yada yaralanmanın sebep olduğu kalıcı nörogelişimsel hastalıkların genel adıdır. Beyindeki hasarın sonucu olarak kas tonusunda, harekette ve motor becerilerde anormalliklere yol açar.

Serebral palsinin toplumda görülme sıklığı 1000 canlı doğumdan 2.5 olarak bilinmektedir.

Peki günlük hayatımızda, kamu spotlarında, reklamlarda ve daha bir çok alanda karşımıza çıkan ve otizmden ayıramadığımız bu hastalığın belirtileri nelerdir ? Hangi etkenler Sereabral Palsi’ye sebep olur? Nasıl teşhis koyulur ? Yada tedavisi var mıdır ?

Serebral palsi nasıl meydana gelir?

Serebral palsi beynin oksijensiz kalması sonucu oluşur. Çocukluk döneminde yaşanan sakatlıklar en sık rastlanan sebeplerinden biridir. Bunun dışında prematüre doğumlar, menenjit, doğum öncesi enfeksiyonlar (TORCH), malformasyonlar yani oluşum bozuklukları ve geçirilmiş beyin travmaları da sıklıkla görülen nedenlerdendir.

Serebral palsi’nin belirtileri nelerdir ve nasıl tanı konulur?

Serebral palsi tipine yada motor anormalilerinin dağılımına göre hastada gözlemlenen belirtilerde değişiklikler gözlemlenebilir. Spesifik serebral palsi belirtileri 3-5 yaş sonrası çocuklarda daha rahat fark edilir ve tanı koyması kolaylaşır.

Hastalarda sinirlilik, uyuşukluk, sık sık kusma, zayıf görüş gibi nörodavranışsal belirtiler, kas tonusu kaybı, spastisite ve kasların gevşemesi yani yer çekimine ve eklem hareketlerine karşı dirençsizliği, postür bozukluğu vs. olarak görülebilir. 

Serebral palsi ağır vakalarda hemen doğum sonrası anlaşılabilir ancak hafif vakalarda tanı koymak oldukça zaman alabilir. Serebral palsi tanısını koymak için özel bir cihaz yada yöntem yoktur. O yüzden bu süreçte ailelerin gözlemleri çok büyük önem taşır. Çocukların gelişme dönemlerinde oluşan gecikmeler yada eksiklikler fark edildiğinde ailelerin hemen doktora başvurmaları tanı konulmasının hızlanması için çok önemlidir.

Serebral palsi nasıl sınıflandırılır?

Her hastada beyinin farklı bölgelerinin zarar görmüş olmasından ötürü serebral palsi vücutta etkilenen bölgelere göre sınıflandırılır.

Yaygın olarak görülen yani baskın olan 3 tip serebral palsi sendromu vardır. Bunlar;

  • Spastik serebral palsi
  • Diskinetik serebral palsi
  • Ataksik serebral palsi

olarak sıralanırlar. Serabral palsi beyinin hasar gören bölümüne bağlı olarak vücudun farklı bölümlerini etkiler bunlar sırasıyla hemipliji, kuadripleji ve dipleji olarak adlandırılırlar.

Hemipleji, vücudun tek bir tarafının yani bir kol ve bir bacağın etkilenmesidir. Kuadripleji, vücudun dört bir tarafının etkilenmesine denir. Yani kollar ve bacakların yanı sıra ağız, yüz ve gövde kaslarıda kuadripleji’de sıkça etkilenen bölgelerdir. Dipleji ise vücudun her iki tarafının etkilenmesidir ve bunlar genelilkle bacaklardır ancak kollarda az da olsa etkilenebilir.

1. Spastik serebral palsi

En yaygın serebral palsi türü olan spastik serebral palsi hastaların %80’nine yakınında görülür. Genellikle hastaların üst motor nöronlarında spastisite belirtileri gözlemlenir ve bu hastalarda hareketlerde ağırlaşmalar oluşur. Hareket etmek yavaş ve çaba gerektiren bir hal alır.

Spastik dipleji olan hastalarda, genellikle alt uzuvlarda kaba motor hareketlerinde sorunlar görülür. Bu durum genellikle PVL olarak adlandırılan prematüre doğan bebeklerde perinetal dönemlerinde oluşan sorunlardan kaynaklanır. Bu hastaların bazılarında görme zorlukları da meydana gelebilir.

Spastik kuadripleji hastalarında hem alt hem de üst uzuvlarda ciddi motor bozukluklar görülür. Tüm uzuvlar yaklaşık olarak eşit şekilde etkilenir. Aynı zamanda bu hastalarda beslenme zorlukları, görme bozukluğu, konuşma ve dil gelişiminde eksiklik ve epilepsi olabilir.

Spastik hemipleji hastalarında ise kollar bacaklardan daha fazla etkilenir. Bu hastalarda dengesiz yürüyüş ve duruş bozuklu gözlemlenir. Aynı zamanda duyusal eksikliklerde oluşur ve eksiklerin olduğu kısımlarda kas kütlesinde azalmalar oluşabilir ancak bu motor eksikliklerle ilişkili değildir. Ayrıca spastik hemipleji olan hastalarda görsel bozukluklar, hemianopi (bir ya da iki gözün görme alanlarının yarısında görme kaybı) ve zihinsel bozukluklar meydana gelebilir. Ayrıca bu hastalarda davranış sorunlarına da sıklıkla rastlanır.

2. Diskinetik serebral palsi

Diskinetik serebral palsi olan hastalarda genellikle bir çok istemsiz hareket görülür. Hareket sırasında veya duygulardan kaynaklı olarak uzuvlar sertleşebilir ve tendon refleksleri kolayca gözlemlenemeyebilir. Dizsinezi bazı spastik sendromlarda da gözlemlenebilir ancak spastik hastalarda olduğu gibi diskinetik hastalarda kontraktür yani adele kasılmasına bağlı olarak eklemin anormal bir şekil alması durumu gözlemlenmez. Diskinetik serebral palsi ikiye ayrılır; koreo- atetoid serebral palsi ve distonik serebral palsi.

Koreo-atetoid serebral palsi yüzde, bulber kaslarda ve proksimal uzuvlarda meydana gelen beklenmedik, düzensiz ve hızlı gelişen kasılmalar olarak ile kendini gösterir. Buna ek olarak distal kaslarda yani parmaklara doğru olan kaslarda yavaş kıvranma hareketleri görülebilir. Distonik serebral palsi de ise pramidal bulgular ve disartri vardır. En belirgin özelliği zıt çalışan kas gruplarının birlikte kasılmasıdır.

3. Ataksik serebral palsi

Ataksik serebral palsi diğerlerine nazaran nadiren gözlemlenir. İlerleyici nörodejeneratif bozukluklar ile ayırt edilir ve motor ve dil gelişimlerinde gecikmeler meydana gelir. Ancak ataksi zamanla düzelmeler gösterebilir.

Serebral palsi önlenebilir mi? Tedavisi var mı?

Serebral palsi ağır vakalarda hemen doğum sonrası hemen anlaşılabilir ancak hafif vakalarda tanı koymak oldukça zaman alabilir.Serebral palsi tanısını koymak için özel bir cihaz yada yöntem yoktur. O yüzden bu süreçte ailelerin gözlemleri çok büyük önem taşır. Çocukların gelişme dönemlerinde oluşan gecikmeler yada eksiklikler fark edildiğinde ailelerin hemen doktora başvurmaları tanı konulmasının hızlanması için çok önemlidir.

Serebral palsi tedavisi bulunan bir hastalık değildir ancak serebral palsi ve beyin hasarı sonrası oluşan semptomların bazıları cerrahi ve fizik tedavi gibi yöntemlerle tedavi edilebilir.

Dünya Serebral Palsi Günü

6 Ekim Dünya Serebral Palsi günüdür ve bu günde farkındalık yaratmak adına büyüme ve yaşamayı simgeleyen yeşil rengi kıyafetlerinizde kullanarak, çevrenizi yeşil ışıklarla renklendirerek yada logonuzu bir günlüğüne yeşil yaparak katkıda bulunabilirsiniz.


Faydalanılan Kaynaklar

https://www.tscv.org.tr/PageContent/tr/cerebral-palsynin-cesitleri/1002

https://npistanbul.com/serebral-palsi

http://www.dunyacpgunu.org

Kaynakça

Nimet Kabakuş ve ark. “Serebral palsili hastalarımızın demografik, etiyolojik ve klinik özellikleri”, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi 2005; 48: 125-129

N. S. Alcock, J. A. V. Bates et al. “Terminology and Classification of Cerebral Palsy”, Develop. Med. Child Neurol. 1964, 6, 295-307

Görüş ve önerileriniz için

3 Beğen

Yapılan Yorumlar

  1. Çok önemli bir konu işlemişsiniz Yaren hanım. Keşke bu konu Türkiye’de 2000 yılı öncesinde irdelenseydi, Bu hastalıktan dolayı Doğum sonrası ölümlerde gerçekleşmektedir. Nitekim 1998 yılında Doğum esnasında beyin hasarımdan dolayı, doğan bebeğimiz sadece bir gün yaşayabildi. Çünkü oksijensiz kalan beyini çok ağır hasar görmüştü. Tebrikler Yaren hanım, yolunuz uzun ve önemlidir. Başarılar dilerim.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir