Suçlu Olan Seri Katiller Midir Yoksa Genler Mi?

Suçlu Olan Seri Katiller Midir Yoksa Genler Mi?

Suçlu Olan Seri Katiller Midir Yoksa Genler Mi?

Hepimizin merak ettiği, araştırdığı, bazen de korkulu rüyası olan seri katiller hakkında yeterli bilgiye sahip miyiz? Bir insan katil olurken genleri bunda etkili midir ya da doğuştan mı gelir öğrenmek ister misiniz?

Gelişen dünya ve teknoloji sayesinde canlılar, evren ve genetik özelliklerimiz hakkında birçok farklı bilgiye ulaşıyoruz. Her öğrendiğimiz yeni bilgi bizi farklı özelliklerimizi, keşfetmemiz gereken daha fazla bilgi olduğuna ikna ediyor ve araştırmaya teşvik ediyor. Yapılan araştırmalara göre birtakım savaşçı genler bulunmuş ve bu genler işlenen suçlarla ilişkilendirilmiştir.

Suç davranışları ile genler arasındaki bağlantıda tek tespit, davranışlarımızı etkileyen organın sinir sistemimiz olmasıdır. Sinir sistemimiz, vücudumuzu kontrol eder ve bir hücreden diğerine sinyal iletir. Sinir sistemiz, dolaylı da olsa, genlerimizden bazı miraslar almaktadır. Bu suç davranışlarını da kapsar. Bu tespitten dolayı, suç ile genetiğin arasında bir bağ olasılığını söylemek doğru olmaz. Genetik bilimi sayesinde teorilerin ötesinde bilgilere sahibiz. Birincisi, en küçük davranış bile farklı genlerden etkilenmektedir. İkincisi, genlerin çevre ile etkileşim halinde olmasıdır. Çevre etkenleri herkeste farklı tepkiler göstermektedir. Üçüncüsü, suç davranışlarının kusurlu bir gen tarafından etkilendiğini ispatlayan hiçbir bulgu yoktur. Genler, suçu tetiklemezler. Bazı dış etkenler neticesinde, genlere bağlı olan bazı davranışların, suç davranışlarına dönüştüklerini söylemek doğru olur.

Vücudumuzda savaşçı genler bulunur. Bunlar MAOA ve CDH13 genleridir.

seri katiller

Maoa Geni: MAOA geni sinir sisteminde aktif rol alır ve nöron mitokondrisinde işlevsel yer alır. Monoamin oksidaz (MAOA) beyinde noradrenalin, adrenalin, serotonin ve dopamin gibi nörotransmitterleri parçalamaya yarayan bir enzimdir. X kromozomunda bulunur. MAOA geninin farklı üretim versiyonları vardır. 2R, 3R ve 4R versiyonları buna örnek verilebilir. Genin ‘2R’ versiyonu, en düşük MAOA üretimini ve şiddet ve asabiyet davranışlarının fazlaca olduğunu gösterir. Ek olarak, yüksek testosteron, düşük yaşam standartları, geçmişte yaşanılan olumsuz olaylar, dürtü kontrolü gibi ilişkilendirilen nörofizyolojik bozukluklarda eklendiğinde potansiyel katil olma durumu uygun ortamın oluşmasıyla tetiklenebilir. ‘4R’ versiyonu ise MAOA’nın en yüksek seviyesine ve en az saldırganlığa neden olur. 3R ise orta seviyelerde yer alır. Her iki durumda da vücut bundan olumsuz etkilenir.

Diğer savaşçı gen ise CDH13 genidir.

CDH13 nöronların çoğalması, göçü ve bağlanmasında rol oynayan t- kadherin proteinini kodlar. CDH13 geni, beyinde nöronlar arasındaki bağlantıların geliştirilmesinden sorumludur. Bu gen, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun oluşmasında önemli bir yere sahiptir.

Bu genlerin ikisine de sahip olan kişilerin suç işleme oranı diğer insanlara oranla daha fazladır. Seri katil olan erkeklerin sayısı kadınların sayısından daha çoktur çünkü erkekler bir X kopyasına sahipken kadınlar iki X kromozomuna sahiptir. Kadınlarda bir genin bir kopyası diğerinden daha aktifse diğer X kromozomu bunu dengeler. Bu konuda erkekler şanssızdır çünkü diğer genin kopyası bulunmaz.

Suçlu olan genler midir?

seri katiller
DavidBradley Waldroup

Katil Bradley Waldroup 2006 yılının bir sonbahar akşamı sarhoş bir haldeydi. Boşandığı eşi Penny, çocukları ve eski eşinin arkadaşı olan Leslie Bradshaw çocuklarını bırakmak için yeni gelmişlerdi. Waldroup bir anda eski eşi Penny ve onun arkadaşı Leslie ile tartışmaya başladı.22 kalibrelik avcı tüfeğiyle Bradshaw’a tam 8 el ateş ederek öldürdü. Sonra kafasını kesip açmak için bir bıçak kullandı. Ardından eski eşini bir bıçak ve pala ile kovalamaya başladı. Ayak parmaklarından birini bıçakla doğradıktan sonra kamyonunun kasasına sürükledi. Korkudan titreyen çocuklarına “Gelip annenize hoşça kal diyin.” dedi. Çünkü bu annelerini gördükleri son sefer olacaktı. 3 yıl sonra, Waldroup mahkemede her şeyi itiraf etti. Yargıca bir anda öfkeyle bunu yaptığını açıkladı. Waldroup’un avukatı Wylie Richardson daha önce rastlanmamış bir savunma yaptı ve “Bunu yapan kim değil, bunu yapan ne?” sorusunu ortaya attı. Ardından Richardson, Vanderbilt Üniversitesi’nden adli psikiyatrist William Bernet’e gitti ve ondan Waldroup’a psikiyatrik bir değerlendirme yapmasını istedi. Ayrıca,Waldroup’tan bir kan örneği alındı ve genleri incelendi. Sonuçlar çıktığında gerçekten de Waldroup’un X kromozomunda MAOA enzimini kodlayan gende bir farklılık bulundu ve tarihte ilk defa bir insanın taşıdığı gen işlediği suçta cezasızlık nedeni olarak kabul edilmese de yapılan “genetik savunma” Waldroup’un ceza indirimi almasını sağladı.

Gerçekleşen olaylara, yapılan incelemelere bakıldığında her ne kadar genler bağlantılı olsada işlenen suçlar genlerimizin suçu değildir. Kişinin geçirdiği çocukluk, yaşadığı travmalar ve çevresel etkenler önemli rol oynar. Suçlu olan genlerimiz değil, kişilerdir.

3 Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir