Uyumak Ölmek Midir ?

Uyumak Ölmek Midir ?

Uyumak Ölmek Midir ?

Başlıkta gördüğünüz ve tahmin ettiğiniz üzere uyumak ölmek değildir. Bu cevap sizin için yeterliyse yazıyı kapatarak günlük hayatınıza devam etmelisiniz. Ancak uykuyla ölmenin ne alakası olabilir ? sorusunu kendinize sorduğunuzda meraklanıyorsanız, bu yazıda sizlere  konuyla ile ilgili bilimsel açıklamalar ve  bilinenin dışında bir ölüm tanımıyla bağlantı kurularak anlatılmaya çalışılacaktır. Bunun yanında özellikle  Beynin uyurken ki  durumları ve fonksiyonları incelenecektir.  Karmaşık bir giriş ve aramızdan ayrılanlar olduğuna göre başlayalım. Sonuçta ne demiş şair; “Uyuyalım… Hiçbir şey olmazsa sabah olur.”

Uyku, Koma, Ölüm  Nedir ?

Uyku tanım olarak; bilinç kaybının eşlik ettiği, dış uyaranlara ve göreceli hareketsizliğe karşı, hızlı göz hareketi (REM) uykusu sırasında kas aktivitesinde azalma ve neredeyse tüm gönüllü kasların yanıt vermediği doğal ve tersine çevrilebilir bir  durum olarak tanımlanır. Tanım kendi içinde karmaşık bir düğüm gibi görünüyor olabilir. Dikkatinizi “tersine çevrilebilir.” kısmına çekmek istiyorum. Çünkü ölümde tanım itibariyle; canlı bir organizmayı sürdüren tüm biyolojik işlevlerin kalıcı ve geri dönüşü  olmayan bir şekilde kesilmesidir. Farkı zaten okuyarak anlayabiliyorsunuz.

Peki… Hepimizin bildiği bir başka  kelime daha var. Koma nedir ? Koma, kişinin tepkisiz olduğu ve uyandırılamadığı bir bilinçsizlik durumudur. Aslında uyku halinden hiç çıkamama veya geri dönememe ihtimali olduğundan, bir nevi ölme haline  koma diyebiliriz. Bu birbirinden bağımsız olmayan tanımların sonucunda sizlere anlatılmak istenen; Beynimizdeki aktivitelerin varlığına, yokluğuna ve var ile yok arasında kalması üzerine kurduğumuz kuramlardır. Yani bu kuramlar her zaman yan yana durmak zorunda değillerdir. Üst üste geldikleri durumlar oluşabilir. Biz insanlarda bu durumlara yeni kelimeler türetebiliriz. Ancak her şeyin temelinde ortak bir bilim anlamı çıkarabilmemiz için, beynimizin aktivitelerini referans almaktayız.

Bu kuramlar içinde uyku, beyin aktivitesi olarak birçok bilgi barındırmaktadır. Diğer kuramlarda geniş olduğu için bu yazıda sadece Uyku ve Uyku halinde beyinin aktivitelerine değinilecektir.

Uykuda Görmek: REM Uykusu Nedir ?

uyumak

İngilizce: rapid eye movement (hızlı göz hareketi), kısaca REM olarak adlandırılan, başka bir adla desenkronize veya paradoksal olan rüya gördüğümüz evreye verilen isimdir. Bu fazı düzenleyen elektriksel ve kimyasal aktivite, beyin sapından kaynaklanıyor gibi görünmektedir ve en önemlisi, monoamin nörotransmiter histamin, serotonin ve norepinefrinin neredeyse tamamen yokluğu ile birlikte, nörotransmiter asetilkolinin bolluğu ile karakterize edilir. REM ve non-REM uyku, yetişkin insanlarda yaklaşık 90 dakika süren bir uyku döngüsü içinde değişir. Uyku döngüleri devam ettikçe, daha yüksek oranda REM uykusuna doğru kayarlar. REM uykusuna geçiş, beyin sapından kaynaklanan PGO (Ponto-geniculo-oksipital) dalgaları adı verilen elektriksel patlamalardan başlayarak belirgin fiziksel değişiklikler getirir. REM uykusundaki organizmalar, merkezi homeostazı askıya alarak, başka hiçbir uyku veya uyanma modunda oluşmayan solunum, termoregülasyon ve dolaşımda büyük dalgalanmalara izin verir.Yukarıdaki görselde normal bir insanın REM ve Non-REM fazlarındaki uyarılar gösterilmektedir.

Memelilerde uyku, döngüsel bir şekilde değişen yavaş dalga uykusu (SWS) ve hızlı göz hareketi (REM) uykusu olmak üzere iki temel uyku aşamasından oluşur. İnsanın gece uykusunda, SWS erken dönemde baskındır ve uyku dönemi boyunca yoğunluk ve süre azalırken, REM uykusu uyku döneminin sonuna doğru daha yoğun ve kapsamlı hale gelir. SWS, yavaş yüksek genlikli EEG salınımları (yavaş dalga aktivitesi, SWA) ile ayırt edilirken, REM uykusu, uyanık hızlı ve düşük genlikli salınımlı beyin aktivitesi ile karakterizedir. Ek olarak, REM uykusu fazik REM’ler ve kas anatomisi ile karakterizedir. Yetişkin insanlarda uykunun neredeyse% 50’si, farklı (ağda ve azalan) uyku iğlerinin  ve K-komplekslerinin ortaya çıkması ile karakterize edilen daha hafif bir REM dışı uyku formu (aşama “N2”) ile işaretlenir.

Aynı zamanda, farklı nörotransmiterlerin ve nöromodülatörlerin aktivite seviyelerinde değişiklikler meydana gelir. Uyanma ile karşılaştırıldığında, kolinerjik aktivite SWS sırasında minimuma ulaşırken, REM uykusu sırasındaki seviyeler uyanma sırasındaki seviyelere benzer veya hatta daha yüksektir. Stres hormonu kortizol için de benzer bir örüntü gözlemlenir. Aminerjik (dopamin grubu nörotransmitter içeren nöronlar) aktivite uyanma sırasında yüksek, SWS sırasında orta ve REM uykusu sırasında minimaldir.

Uykuda Duymak : N-REM uykusu

Diğer bir konu olarak Hızlı olmayan göz hareketi (N-REM) uyku deltası ve sigma aktivitesindeki bölgesel değişiklikler ve bunların zamansal eşleşmesi, önceki uyanıklık sırasında deneyime bağlı plastik değişikliklerle ilişkilendirilmiştir. Bu uykuya özgü ritimler, beynin iyileşmesi ve hafızanın pekiştirilmesi için önemli olabileceği öngörülmektedir. Son zamanlarda, belirli bir bölgedeki yavaş dalgaları belirli bir aşamada kapalı döngü işitsel uyarımla hedefleyerek, yavaş dalga aktivitesini yerel olarak manipüle etmenin ve eğitimle indüklenen nöroplastik değişikliklerle etkileşime girmenin mümkün olduğu gösterilmiştir.

Resimde gördüğünüz üzere , EEG (Elektroensefalografi) sinyali bulunan elektrot C4 elektrodunda + 30 µV (kesikli çizgiler) eşiği geçtiğinde akustik uyarım iletilmiştir. Bu bulgular, kapalı döngü işitsel uyarımın, hedeflenen bir bölgede delta fazı ve sigma gücü arasındaki eşleşmeyi yerel olarak modüle ettiğini ve  beyin ağındaki uykuya bağlı nöroplastisiteyi manipüle etmek için kullanılabileceğini göstermektedir. Yani uyurken duyduğumuz sesler beynimizdeki dalgaları tetikleyebilir. 

Görüş ve önerileriniz için iletişim adresimiz..

Refesanslar (Sayfa 2)

6 Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir