Yüz Körlüğü: Prosopagnozi

Yüz Körlüğü: Prosopagnozi

Yüz Körlüğü: Prosopagnozi

Yüz körlüğü yani bir diğer adıyla Prosopagnozi oldukça ilginç bir hastalık. Beyin dokusunun bozulması yada gelişimsel sebeplerden ötürü ortaya çıkabilen bu hastalık temel olarak hastanın , insanların yüzlerini ayırt etme yeteneğinin kaybolması şeklinde açıklanabilir. Gelişimsel Prosopagnozi’ ye kıyasla sonradan edinilen Prosopagnozi oldukça nadir rastlanan bir durum.

İnsan yüzünün algılanması süreci ve bu sürecin beyinde nasıl gerçekleştiği nesiller boyu araştırmacılar için merak uyandıran bir konu olmuş. Bu nedenle yüz körlüğü hastalığı bu alandaki çalışmalar da fazlaca yararlı bir seçenek olmuş.

yüz körlüğü
Prosopagnozi’ ye sebep olan lezyon örnekleri

İnsanlar sosyal varlıklar olduğundan , yüzümüz bizler için çok önemlidir. Bu karmaşık yapı sayesinde insanları birbirinden oldukça hızlı bir şekilde ayırabiliyoruz. Hatta yapılan araştırmalara göre normal bir insan 5000 tane yüzü hatırlayıp diğerlerinden ayırt edebilir.

Normal koşullarda işler her ne kadar insanlar için basit görünse de Prosopagnozi hastaları gibi yüzleri ayırt edemeyen insanlar için bu durum çok daha zorlu. Bu insanlar yüzleri ayırt edici bir özellik olarak kullanamadıklarından karşılarındaki insanların diğer özelliklerinden yararlanarak onları ayırt etmeye çalışır. Bu özellikler arasında başta kişinin sesi, saç stili, giyim tarzı gibi ilk bakışta göze çarpan özellikler geliyor.

Yüz tanıma süreci hakkında ki araştırmalarda bilişsel model geliştirme açısından nörofizyolojik gözlemler oldukça önemli bir yere sahip iken; psikofizik, nörogörüntüleme ve primat nörofizyolojisi de ayrıca önemlidir.

Tanı Koyma Süreci ve Yüz Tanıma Testleri

Tanı koymak adına yararlanılan en önemli kaynak tabi ki de öncelikli olarak hasta görülen bulgulara dayanıyor. Eğer hasta önceden tanıdığı yüzleri hatırlayamıyor ya da yeni gördüğü bir yüzü öğrenemiyorsa bu kişiyi Prosopagnozi tanısı koyulmaya oldukça yaklaştıran bir bulgu.

Her ne kadar gözlemler önemli olsa da yüzleri tanıma ve hatırlamayı ölçmek amacıyla geçmişten günümüze birçok test geliştirilmiş. Önceden bu ölçüm için ünlü yüzlerini tanıma testi yapılıyordu ya da kişilerin aileleri, arkadaşları gibi yakınlarını tanıyıp tanıyamadıklarına bakılırdı. Ancak zamanla bu testlerin geliştirilmesi ve daha kesin bilimsel sonuç veren testler gerektiğine karar kılınmıştı. Özellikle ünlü yüzleri tanıyabilme durumu Prosopagnozi dışında yaş, kültür, ilgi alanları gibi birçok farklı değişkenden kolaylıkla etkilenebilir.

Yüz tanıma adına yapılan en popüler testler Warrington Hatırlama Hafıza Testi ve Cambridge Yüz Hafıza Testi. Bunlar dışında da oldukça fazla test mevcut. Hatta zamanla var olan testler başka kültürlere ve yaş gruplarına göre de düzenlenmiştir. Örnek olarak Benton Yüz Tanıma Testi, Cambridge Yüz Algılama Testi, Glasgow Yüz Eşleştirme Testi ve Caledonion Yüz Testi sıralanabilir.

Yüz tanıma testleri kendi içinde de farklılaştığında 3 ana gruba ayırarak açıklanabilirler:

1. Bir dizi yüzün algılanması yada eş zamanlı olarak gösterilen yüzlerin ayırt edilmesini konu alan yüz tanıma testleri.

2. Kısa ve uzun dönem yüz aşinalığını ölçmeye odaklanmış yüz tanıma testleri.

3. Yüzleri gösterilen kişileri adlandırma ve bu kişiler hakkında bazı bilgiler vermeyi konu alan yüz tanıma testleri.

Son zamanlarda hızlı, kolay, şahsen yapılmasına gerek olmayan ve ekipman gerektirmeyen öz rapor anketleri de Prosopagnozi tanısı koymak adına epeyce yaygın hale gelmeye başladı. Bu anketlere örnek olarak Kennerknecht 15 Maddeli Anketi, 20 Maddeli Prosopagnozi İndeksi ve Cambridge Yüz Hafızası Anketi verilebilir. Ancak bu anketler her ne kadar yararlı olsa da hassaslık açısından sorun olabileceğinden objektif testler ile de desteklenmeli uzmanlar açısından önerilmiştir.

Davranışsal Prosopagnozi için halen kesin bir yapısal belirleyici durum ya da genetik bir belirteç olmadığından tanı koymak adına sadece davranış testlerinden yararlanılabiliyor.

Yüz Körlüğü Tedavi Edilebilir Mi?

Nörogörüntüleme çalışmalarının da gösterdiği üzere yüz tanıma, beynin tek bir alanında gerçekleşen bir süreç değildir. Oksipo-temporal, üst temporal , ön temporal, çoğunlukla sağ olmak üzere her iki hemisferde ki alt frontal bölgelerin de dahil olduğu bir ağda meydana gelir. Bu nedenle sonradan bir lezyon ve benzeri durumla meydana gelen Prosopagnozi için söyleyebiliriz ki sonradan oluşan böyle bir durumun, bu ağın tamamına kalıcı zarar vermesi pek de olası bir durum değildir.

Her ne kadar yapılan araştırmalar ve egzersizler sonucunda gelişmeler görülüyor olsa da Prosopagnozi hastalığının kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Bu duruma önemli bir etken olarak gelişimsel Prosopagnozi’nin genetik ve yapısal açıdan tam olarak nasıl meydana geldiğinin bilinmemesi de gösterilebilir.

Görüş ve önerileriniz için…


Kaynakça

Albonico A, Barton J. Progress in perceptual research: the case of prosopagnosia [version 1; peer review: 2 approved] F1000Research 2019, 8(F1000 Faculty Rev):765

Robotham RJ, Starrfelt R: Tests of whole upright face processing in
prosopagnosia: A literature review. Neuropsychologia. 2018; 121: 106–21.

Hadjikhani N., de Gelder B. Neural Basis of Prosopagnosia: An fMRI Study, Human Brain Mapping 16:176–182(2002)

Corrow S.L., Dalrymple K.A, Barton J. JS, Prosopagnosia: current perspectives, Eye and Brain 2016:8 165–175

https://www.tenerifenews.com/2019/06/the-impact-of-prosopagnosia/

5 Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir